مطالب السوريين الشرفاء (لن نصالح) – (Şerefli Suriyelilerin talepleri (barışmayacağız

مطالب السوريين الشرفاء
في جمعة لن نصالح
12 آب 2022

 

– – – – – –

Selamun aleyküm ve rahmetullah ve berekatühü

Bizi takip eden sevgili insanlar,

Bugün 12/08/2022 Bu Cuma’nın adı “Barışmayacağız”.

Halk, Esad’la barışma olacağını söyleyen Türk dışişleri bakanını protesto etmek için sokaklara döküldü.

Halk, “Evlerimizi, şehirlerimizi yerle bir eden, ülkemizi yerle bir eden, bizi buradan kovanlar, babalarımızı, annelerimizi, kardeşlerimizi öldürenler ile barışma olamayacağına ” söylüyor.

on binlerce kardeşimize hâlâ hapishanelerde işkence yapılıyor

İnsanlar Bu mesajı söylemek için dışarı’ya çıktıkları bir mesajdır.

Ama size iletmek istediğim başka önemli mesajlar da var.

Dolayısıyla bu hareket, iyi yatırımı yapılmamış geçici bir çılgınlık değil, istikrarlı ve net bir talep hareketi olmalıdır.

Birincisi: Bakan (Türk Dışişleri Bakanı) bilmelidir ki, bu bölge halkı yıllarca mahalli idarenin ağır başarısızlığı altında geçmiştir ve sebebi de Türk idaresidir.

Buna rağmen (başarısızlığa rağmen), Esad’ın ağılına geri dönmemek için şartlara karşı sabırlıydılar.

Şimdi Suriye halkına bu açıklamayı yaptığınızda artık sabretmenin bir anlamı kalmadı.

Sez nasıl dediysen, elimizde olanı deme sırası bizde

Önce şunu söylemeliyiz: Halkımız işin aslını bilmelidir,

Son sekiz yılda Özgür Suriye Ordusu saflarını birleştirmeye yönelik tüm girişimler, bu girişimlerin başarısızlığının arkasında siz (Türk yönetimi) varsınız.

Halkımız bilmelidir ki, Suriye muhalefetini Astana ve Soçi konferanslarına katılmaya devam etmeye zorlamanın arkasında sizin (Türk yönetimi) var.

Buna göre binlerce kilometre teslim edildi (Suriye rejimi tarafından işgal edildi) ve bir milyon insan topraklarından sürüldü.

Halkımız bilmelidir ki, Suriye Geçici Hükümeti fikrini ilk ortaya atan sizsiniz (Türk yönetimi), sonra siz onu içeriğinden boşalttınız.

Kuzey Suriye’nin (bölünmüş) kantonlara dönüştürülmesiyle, her küçük köyün yerel bir meclisi (devletçik benzeri) olacak şekilde geçici hükümet zayıflatıldı ve aralarında koordinasyon sağlayan bir hükümet yok oldu.

Halkımız bilsin ki, siz (Türk yönetimi) Suriyelilerin temsilcilerini (seçimsiz) müzakerelere atadınız.

Buradaki insanlara bu kişileri sorarken, bu kişilerin kimi temsil ettiğini bilmemelerine şaşırıyoruz.

Size ve hükümetinize bir soru sormak istiyorum Sayın Bakan (Türkiye Dışişleri Bakanı):

Şam, Halep, Homs’lu Hama’lı Dera’lı veya Deyr elzor’lu toplumundan takdir kazanan insanların sizinle birlikte çalışan kaç kişi var.

Oluşturduğunuz cisimlerin içinde takdir kazanan kaç etkili insan sizinle birlikte çalışıyor.

Ayrıca, ekonomik durumun (Suriye’nin kuzeyindeki bölgelerde) kötü olması, fiyatların bölgelerimiz ve Türkiye illeri arasında farklılık göstermemesi,

STK’ların (eğitim ve sağlık maaşlarına) katkı yapmalarını engelleyen sizsiniz (Türk idaresi) ve Türkiye devletinde asgari ücretin %20’sini aşmayan bir maaş skalası belirliyorsunuz.

Burada (Suriye’nin kuzeyinde) yaşamanın maliyeti Türk illerinde yaşamanın maliyetiyle eşleşiyor!!

Bütün bunlardan sonra tepkileri mi soruyorsun?

Desteklediğiniz münafıklara, zorbalara, paralı askerlere ve bozgunculara aldanmayın.

Buradaki insanlar, bu yozlaşmış insanların, insanların boyunlarına hakim olmak için sizin tarafınızdan desteklendiğini kesin olarak bilmektedir.

Çünkü bu çürükler size bazı hizmetleri yapıyorlar zira, dürüst insanlar bu hizmetleri yapmaya kabul etmeyeceklerdir.

Taleplerimizi sıralamak istersek:

Siyasi tarafta: Astana ve Soçi’yi tanımıyoruz, Suriye’nin tüm acılarını ülke için bir anayasa yazmaya çalışarak özetleyen sahte anayasa komitesini de tanımıyoruz.

Tutukluların salıverilmesinden sonra iktidarın tamamen devredilmesinden söz eden Birleşmiş Milletler kararları var.

İçişleri olarak (kuzey Suriye’deki idari otorite): Suriyenin bütün bölgelerinden temsil istiyoruz ve kuzey Suriye’yi yöneten gerçek bir hükümet istiyoruz.

Suriye’nin kuzeyinde biz bölünmez bir bölgeyiz ve bölgelerimizin şu anda olduğu gibi Türk illerine (Kilis, Hatay, Urfa, Gaziantep’e) ait parçalar olarak bölünmesine izin verilemez.

, Bölgelerimizin sivil yönetime bağlı olmayan Türk yöneticiler tarafından yönetilmesi caiz değildir, aksine sağlık, eğitim gibi sivil işleri yürüten istihbarat unsurlarıdır!!

Bu Türk unsurlar, güvenlik dosyalarını ve meydana gelen güvenlik ihlallerini yönetemedi, peki hizmet dosyasını (sağlık ve eğitim) yönetmeyi nasıl başaracaklar?

Biz devrimciler olarak daha önce eğitim, sağlık ve yargı dosyalarını sizden çok daha iyi yönettik (Türk idaresi).

Ve Türk çalışanları (danışman sıfatıyla) kullanıyorsunuz ve şimdi onlara (vali) deniyor!!

Bu sorunlar, geçtiğimiz yıllarda halkımız üzerinde psikolojik baskılar oluşturmuştu ama onlar Suriye rejiminin ahrına geri dönmemek için bütün bunlara sabretmişlerdi.

Sonra biz (Suriyeliler) Esad’la barışmalıyız dediniz. İşte asıl patlama orada oldu.

Teşkilatlarınız (Suriyelilerin temsilcisi olarak) seçtiği bu ikiyüzlü insanlara aldanmaya devam ederseniz kartopu yuvarlanacak daha da büyüyecektir.

Suriye halkının taleplerini unutan ve en büyük dertleri gösteri sırasında yaşanan münferit olaya ışık tutma endişesini taşıyan bu münafıklardır.

Bu olaylar dünyanın her yerinde protestoların olduğu her yerde olabilir.

Çinli düşünür Sun Tsu 3000 yıl önce şöyle demişti: Toplum çökerse, en zeki insan bile durumu düzeltemez.

İşlerin vahim sonuçlara yol açmaması için size (Türk politikacılara) durumu düzeltmeniz için nasihat veriyoruz.

Bu, Suriyelilerin taleplerini net bir şekilde tanımlamaları için bir mesajdır.Öncelikle (Türk) müttefikimiz ile ilişkimizin ne olduğunu tanımlamalıyız.

Türklerle ilişkimiz bir kayyum devleti mi, bir manda devleti mi yoksa bir müttefik devlet mi?

İlişki bir işbirliği ilişkisiyse, bu işbirliği bu şekilde olmaz.

Dürüst insanlar aracılığıyla işbirliğinin olumlu yöntemleri vardır ve (burada, Kuzey’de) işlerin daha da kötüye gitmeyeceğini umuyoruz.

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun (Hoşçakalın).

0

تقييم المستخدمون: 5 ( 3 أصوات)

اترك تعليقاً

لن يتم نشر عنوان بريدك الإلكتروني.